27 Ekim 2011 Perşembe

Spor dostluk barış kardeşliktir 2-2

Bjk-Fb maçına ev sahibi takım bir önceki maçta kazanan kadrosunu bozmadan ilkonbirini korudu.(Cenk-Hilbert-Sivok-Egemen-İsmail-Aurello-Ernst-Veli-Simao-Quaresma-Mustafa) İlk onbirde yer alan oyunculardan sadece Veli süpriz olarak görülebilir. Ancak, hücümda ve kanatlarda oynamaya müsait fiziği ve tekniğine rağmen takıma adapte olma isteği ile oldukça istekli oynayacak bir oyuncunun, hücümda serbest oyuncular olarak görev yapan portekizlilerin savunma yükünü Ernst-Aurello ikilisiyle beraber sırtlaması akla yatan bir çözümdü. Fenerbahçe ise sakatlıktan yeni çıkan oyuncuları ile birlikte Bekir haricinde ideal onbirine geri döndü. (Volkan-Gökhan-Bekir-Yobo-Ziegler-Christian-Emre-Caner-Mehmet-Alex-Bienvenu) Sakatlıktan yeni çıkan oyuncuların zorluk seviyesi yüksek böyle bir maça çıkarken ilkonbirde yer almaları Fenerbahçe için handikap oluşturabilirdi. Fenerbahçe maça deplasmanda oynayan takım olduğu hissettirmeyen bir oyunu ortaya koyarak başladı. Pas üzerinden gelişen oyun sistemi ile azda olsa Beşiktaş!a karşı bir üstünlük kurdu. Ancak savunmada yapılan bir hatayı (Christian’nın anlık oyundan kopması) tecrübeli Simao affetmedi. Uzak mesafeden şık bir vuruş ile jeneriklik bir golü Fenerbahçe ağlarına bıraktı. Bu golün sonrasında Fenerbahçe oyunda üstünlük sağladı. Dağınık bir oyun sergileyen Beşiktaş karşısında önemli pozisyonlar yakaladı. Caner’in sert ortasında Cenk’in sektirdiği top sonrasında Gökhan’ın kafasının çizgiden çıkarılması, Alex’in sıradan(!) paslarından birinde Bienvenu’nün beceriksizliği ve Kaptanın ilk yarının sonlarında yakaladığı pozisyon ilk yarıdan akılda kalanlardı. Beşiktaş cephesinde ise kontrolsüz oyun, atılan sürpriz(?) gol ile birleşince silik oyun ortaya çıktı.

İkinci yarıya başlarken Aykut Kocaman’ın neler yapacağı merak ediliyordu. Ama Fenerbahçe cephesinde fazla bir değişiklik yoktu. İkinci yarı başladığında Fenerbahçeden bir hamle beklerken, takımı ileri taşıyan Carvalhall’ın beşiktaşı nispet yaparcasına ikinci golü bulmak için daha istekliydi. Bu isteğin karşılığını almaya çok yaklaştı Beşiktaş, Mustafa Pektemek’in yakın mesafeden vuruşu direkten geri döndü. Oyun beşiktaşın üstünlüğü ile devam ederken Caner sezon içerisinde yükselen formunu bu maçtada devam ettirdiğini yaptığı bindirmeler ile hatırlattı. Yaptığı akınların birinde sol çaprazdan net bir vuruş ile topu kaleye gönderdi. Direkten dönen topu Fenerbahçe'nin santraforu(!) Alex tamamladı ve maça eşitliği getirdi. Golün sonrasında iki takında dengeli bir oyun sergiledi. Birbirlerine üstünlük sağlayamayan iki takımı maç başından beri duran(?) Q7 birbirinden ayırdı. Klasına yakışan bir çalım ile rakipten sıyrılan Q7, Pektemek yerine oyuna giren Almeida’ya iyi bir top gönderdi. Kafasını kullanan portekizli rahat bir şekilde topu Fenerbahçe ağlarına gönderdi. 2-1. Gol sonrasında moral olarak çöken sarılacivertli takımı son dakikalarda gelen bir duran top hayata döndürdü. Cenk’in hatalı kurdurduğu barajı Cristian’ın net vuruşuyla aşan Fenerbahçe skora 2-2’lik eşitliği getirdi. Beklemediği bir dakikada topu ağlarında gören ev sahibi ekip, ne olduğunun farkına varamadan maçı kaybetme noktasına geldi. Uzatmalarda M.Topuz’un yerine oyuna dahil olan Özer boş kaldığı pozisyonda topu Beşiktaş ağlarına gönderemedi ve maç 2-2 sona erdi.


Akılda kalanlar...

- 2. dakikada zorla(!) tribünde yerlerin alan Fenerbahçe taraftarları.
- Simao’nun şık vuruşu

- Alex’in takımına düzen vermesi

- Carvalhall’ın pozitif hamlesi

- Kocaman başlangıcın, silik oyuncu değişiklikleri ( Caner/Stock ve 30 yaşında gibi oynayan Özer değişkliği)

- Fırat Aydunus’un hakemliği ve akıcı oyun

- BJK taraftarının Van’a destek hamlesi